Gerçek şu ki, hiç kimse yaşlanmak istemez, herkes 50’li yaşlarında bile yirmili yaşlarındaki görüntüsüyle kalmak ister.

Ancak bu beklentinin gerçekleşmesi maalesef ki imkansız görünüyor. Zira hemen her gün maruz kalınan olumsuz çevre koşulları, kimyasal ürünler, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, stresli yaşam cildin ve hücrelerin, aslında tüm vücudun hızla yaşlanmasına sebep oluyor. Hatta bu olumsuz koşullar fazla ise zamanından çok daha önce yaşlanıyoruz. Cilt yaşlanmasının pek çok farklı sebebi varken, doğanın bir kanunu haline gelen yaşlanmayı yavaşlatmak, süreci geriletmek mümkün olabilir. Bu da ancak ve ancak yaşlanmaya sebep olan alışkanlıklarımızdan kurtularak gerçekleşebilir. Bunun için örneğin şekeri hayatımızdan mümkün olduğunca çıkarmayı deneyebiliriz. “Neden yaşlanmaktan bahsedince ilk olarak aklımıza şeker geliyor?” derseniz: Şeker cilt sağlığı için zararlıdır, sivilceden kırışıklıklara kadar pek çok cilt sorununun temel sebeplerinin başında şeker gelir.

Şeker neden cildiniz için zararlıdır?

Şu gerçeğin altını çizmekte fayda var ki; şeker cildiniz için iyi değildir, hatta çok kötüdür. Burada kast edilen “şeker” sadece bildiğimiz beyaz şeker değil, aynı zamanda hızla şekere dönüşen yüksek glisemik gıdalardır. Bunlar insülin seviyesini yükseltir ve yeni yediğiniz yiyeceklerle başa çıkmak için vücudunuzda hiç de doğal olmayan istekler uyandırır. Daha doğrusu yüksek glisemik indeks barındıran gıdaları tükettiğinizde daha çabuk acıkırsınız ve kısa süre sonra yeniden bir şeyler yeme, içme ihtiyacı hissedersiniz.

Sıklıkla tüketilen rafine şeker, beyaz ekmek ve soda gibi basit karbonhidratlar, insülin seviyelerinin yükselmesine neden olur ve bu da aslında uzmanların “vücutta iltihap patlaması” olarak tanımladığı şeye neden olur. Zaten herkes bilir ki, iltihap, vücut sağlığı ve özellikle de cilt sağlığı için hiç de iyi değildir.

Şeker, aslında cildiniz için kırışıklık makinesi gibi çalışır!

Çok fazla şeker almak vücutta iltihaplanmaya, enflamasyona sebep olur. Enflamasyon durumunda da vücutta; kollajen ve elastini parçalayan, cildin kırışmasına ve sarkmasına neden olan enzimler üretilir. Vücutta sindirilen şeker, glikasyon adı verilen bir işlemle ciltteki kollajene kalıcı olarak  yapışır.

Şeker tüketmek; akne, insülin direnci, pigmentasyon ve yüz kıllarının uzaması gibi sorunlara sebep olur!

Şeker ağırlıklı beslenmek; ciltte ve tüm hücrelerde yaşlanmanın etkilerini arttırmanın yanı sıra, glikasyon akne ve rosacea (gül hastalığı) gibi cilt sorunlarını da şiddetlendirebilir. Ayrıca kişi ne kadar fazla şeker yerse, o kadar fazla vücutta kıllanma (hirsutizm), boyun bölgesinde ve vücut kıvrımlarında koyu lekeler ve insülin direnci ortaya çıkma riski artar.

Glisemik indeksi ölçmek için; kan şekeri seviyeleri belirli düzeyde olan, yani yüksek ve düşük glisemik etiketli olan gıdaları yedikten sonra ne kadar hızlı yükseldiğini belirleyen test yaptırmak gerekiyor. Kişi aslında şeker tüketimini düzenler ve sınırlarken bu tür bir test yaptırsa tükettiği gıdalardaki şeker oranlarını daha net görebilir ve şeker tüketimi konusunda cilt sağlığı için daha doğru seçimler yapabilir.

Dünya Dermatoloji Arşivi’nde yayınlanan 2002 tarihli bir araştırmada bazı gıdaların hücreleri öldürücü ve yıkım sürecini hızlandırıcı etki gösterdiği tespit edilmiştir. Bu gıda maddelerinin başında da şekerin geldiği biliniyor. Uzmanlara göre sivilce sorunu esas olarak bir “Batılı” sorundur. Şöyle ki; batı tarzı beslenme koşulları kişinin cildinde sivilceye sebep olmaktadır. Araştırmacılar, Papua Yeni Gine’de 1200, Doğu Paraguay’da ise 115 kişi üzerinde yaptıkları araştırmada bu kişilerin tamamen taze doğal yiyecekler ve yağsız etle beslendiklerini ve bu beslenme şeklinden dolayı da yüzlerinde ya da vücutlarının herhangi bir yerinde bir tane bile sivilce olmadığını tespit etmişlerdir. Sivilcenin sıkça görüldüğü Batılıların beslenme alışkanlıklarında ise şeker ve yağın temel madde olduğu bir gerçektir.

şeker

Cildin düşmanı sağlıksız yiyeceklerdir!

  • Basit karbonhidratlar cilt yaşlanmasından sorumlu olan en kötü suçlulardır!

Sağlıklı bir ömür ve genç bir cilt isteyenler; beyaz ekmek, şekerleme, kızarmış yemek, dondurma, meyve suyu, makarna, ketçap, krem ​​peynir, reçel, pizza, beyaz şeker, paketlenmiş atıştırmalıklar ve gazlı içeceklerden uzak durmalılar. Bunların hepsi basit karbonhidratlardır ve yaşlanma sürecini hızlandırırlar.

  • Kızartmalar sizi yaşlandırıyor!

Kızartmaların çokça tüketildiği fast- food bağımlısı bir beslenme programı izleyenler, yaşıtlarından çok daha erken yaşlanmayı da kabul etmiş durumdadırlar. Aslında fast food tarzı beslenmede tek suçlu kızartmaların yapıldığı yağ değildir, fritözde kızartılan o besinlerin yağla birleşince işlenmiş karbonhidrata dönüşmüş olmasıdır. Pizza, hamburger, patates kızartması, çikolata ve diğer bütün fast food gıdalar yaşlanmanızın ve özellikle de cildinizdeki sivilcelerin asıl sorumluları, gerçek suçlularıdır.

Süt ve süt ürünlerinin cilt sağlığı üzerinde etkilerine dair bir not:

Süt ve süt ürünlerinin genel vücut sağlığı ve dolayısıyla da cilt sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğu, sağlıklı besinler oldukları bir gerçektir. Ancak bu konuda da bazı önemli noktalar var. Amerikan Dermatoloji Akademisi Dergisi’nde 2005 tarihli yayınlanan bir makalede, 47.355 kadının beslenme alışkanlıkları incelenmiş ve süt ve süt ürünleri olan krem peynir, krema, hazır kahvaltı içeceği ve süzme peynir gibi besinlerin tüketim miktarı ve sıklığı ile sivilce oluşumu arasında güçlü bir bağlantı bulunmuştur. Aynı şekilde 4,273 tane genç erkek çocuğun incelendiği başka bir araştırmada da süt ve süt ürünleri tüketimi ve sivilce alevlenmeleri arasında bir ilişki bulunmuştur.

Peki, buradaki ilişki neye dayanıyor?

Uzmanlar, içtiğimiz sütün çoğunun hamile ineklerden alındığını ve bu sütlerin ciltte yağ bezlerinin aşırı yüklenmesine yol açabilen yüksek oranda hormon içerdiğini belirtmekteler. Progesteron hormonu, insülin benzeri büyüme faktörüdür ve insan vücudunda dehidro-testosterona dönüşen bileşikler içerir, bunlar da akneyi şiddetlendirici bir özellik olarak süte geçer. Elbette ki, süt ve süt ürünleri sağlığımız için çok önemlidir ve herkes bunlardan tüketmelidir. Ancak süt ve süt ürünlerinin sivilceyi tetikleyici etkisi bilindiğinden, bu ürünlerle birlikte yine sivilce oluşumunu artıran şeker bazlı ürünlerin tüketilmemesi önem taşıyor. Yani süt ürünlerinden vazgeçmiyoruz, şeker ve sütü birlikte tüketmekten önemle kaçınıyoruz.

Doğru gıdalarla daha genç bir cilt!

Yaşlanmak istemeyenler şekerden ve basit karbonhidratlardan uzak dururken, kahverengi pirinç ve sebzeler gibi karmaşık karbonhidratlar, fasulye, fındık ve tam tahıllar gibi düşük glisemik indeksi olan gıdaların yanı sıra şeker emilimini geciktiren lifli besinleri tercih etmeliler. Bu sayede kan şekeri düzeyi kontrol edilebilir, dengede tutulabilir. Uzmanlara göre canlılıkla parlayan, genç bir cilt isteyenler; zeytinyağı ve avokado yağı gibi sağlıklı yağlar, somon gibi yağsız proteinler, brokoli ve karnabahar gibi lifler ve meyveler gibi antioksidanlardan zengin beslenmelidir.

Şekerin cilt üzerindeki olumsuz etkilerini önlemek için ipuçları

  • Bolca uyuyun. Yeterli uyamazsanız vücudunuz, şeker depolarını harekete geçiren ve insülininizi yükselten stres hormonu olan kortizol salgılar.
  • Stres seviyenizi minimumda tutmaya çalışın. Stres, tıpkı şeker yemek gibi insülin seviyesini yükseltebilir.
  • Sık aralıklarla ve düzenli öğünler halinde beslenin. Gün içinde aldığınız şeker miktarını azaltmak demek, besin alımını azaltmak anlamına gelmez. Önemli olan kan şekeri seviyesini dengede tutmaksa, insülin değerini yükseltmemek için her üç saatte bir düşük glisemik indeksi olan, yüksek protein içeren besinlerle enerji aldığınızdan emin olun.
  • Besinlerinizi nasıl hazırladığınız, nasıl pişirdiğiniz konusunda dikkatli olun. Patates ve buğday içeren yiyecekler gibi nişastaları pişirilirken haşlamak ya da buharda pişirmek en doğrusuyken, kızartmalardan uzak durun.

 

mm
Author

16.01.1976 tarihinde Erzurumda doğdu. 1993 yılında Sakarya Ali Dilmen Lisesi’nden mezun oldu. 1994 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesine başladı ve 2000 yılında tıp fakültesinden mezun oldu. 2001 yılında İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji kliniğinde uzmanlık eğitimine başladı. 2006 yılında Dermatoloji uzmanı oldu. 2006-2008 yılları arasında Tekirdağ, Malkara Devlet hastanesinde mecburi hizmetini yaptı. 2008-2017 yılları arasında özel sektörde Dermatoloji uzmanı olarak çalıştı. 2017 Nisan ayı itibariyle İAÜ VM Medical Park Florya Hastanesinde Yrd Doç Dr kadrosu ile çalışmaya başladı. 2018 yılında Özel Sculpture Polikliniğinde çalışmaya başladı ve halen burada hizmet vermeye devam etmektedir. Uzm. Dr. Ahu Çiler Çıkım dermatolojik hastalıklar ile ilgilenmek ile beraber, özellikle estetik ve kozmetik dermatoloji, dermatolojide lazer uygulamaları ve saç hastalıkları ile de özel olarak ilgilenmektedir. Birçok yurtiçi ve yurtdışı kongreye ve kurslara katılmıştır. Evli ve 2 çocuk annesidir.

Write A Comment